Hepimiz astronotların çıktıkları uzay yolculuklarında içlerinde bulundukları uzay mekiğinde ne yaptıklarını, nasıl su içtiklerini, nasıl uyuduklarını merak etmişizdir. İşte NASA'nın astronotları bu duruma açıklık getirmiş. Nasıl uyuduklarından, yerçekimsiz ortamda nasıl hareket ettiklerine kadar bir çok konuyu aydınlatmışlar.

Yerçekimsiz Ortamda İnsan Nasıl Hisseder?

Uzaydaki “ağırlıksız” ortam çok çekici gibi görünse de, insan vücudu üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açar. Vücudumuz, Dünya yüzeyindeki yerçekimi ile başedebilmek üzere şekillenmiştir ve yerçekimi (dolayısıyla ağırlık) olmadığında, zaman içinde kaslarımız işlevini büyük ölçüde yitirir.


Örneğin tümüyle kas dokusundan oluşan kalbimiz vücuda kan pompalamak için yerçekimi ile mücadele etmek zorunda kalmayacağından, daha az çaba sarfeder ve bu da kalpteki kas yoğunluğunun her geçen gün azalmasına neden olur. Aynı biçimde kollarımız ve bacaklarımızdaki kaslar da hareket edebilmek için çok daha az zorlanır ve enerji harcar. Benzer biçimde kol ve bacak kaslarımız da giderek zayıflar, hatta kas kütlemizin önemli bir kısmı “gerek olmadığı için” kaybolur. Uzay boşluğunda yerçekimi olmadığı için, yaşadığınız kas kaybını önemsemeyebilirsiniz. Ancak Dünya’ya döndüğünüzde yerinden doğrulmaya bile gücü yetmeyen birine dönüşürsünüz. Yürümek ve sadece birkaç kilo ağırlığındaki cisimleri kaldırmak bile çok büyük çaba gerektiren eylemlere dönüşür. Çabucak yorulur, nefessiz kalırsınız.

Kalbin pompaladığı kanı sürekli olarak bacak bölgesine çeken yerçekiminin eksikliği, kanın vücudun üst kısmında, özellikle baş bölgesinde toplanmasıyla sonuçlanır. Dünya’da baş aşağı durduğunuzda kanın beyninize toplandığını hissedersiniz ya, işte onu sürekli yaşadığınızı düşünün. Baş bölgesine toplanan bu kan ve sıvı, hipertansiyon, göz bozuklukları gibi ciddi sorunlara neden olabilir. Sürekli yaşayabileceğiniz baş ağrısı ve mide bulantıları, baş ve boyun bölgenizdeki sürekli şişmiş halde duran damarlarınız da cabası.