Hababam Sınıfı "Divan Edebiyatı"nı seven bir öğretmen ile ders yapmaya kalkar. Divan edebiyatının en önemli unsurlarından olan "aruz" ve "kafiye" hoca için çok önem arz etmektedir. Öğretmen kafiye dolu alıntılar yaparak sınıftan tekrarlamasını ister fakat bizim Hababam durur mu? Tekrar ederken tabi ki aynısını demezler...

Aruz Vezni / Aruz Ölçüsü Hakkında Bilgilendirme

Arapça bir kelime olan aruzun sözlük anlamı "Çadırın ortasına dikilen direk"tir. Bir edebiyat terimi olarak ise "mısralardaki hecelerin uzunluk ve kısalıkları temeline dayanan nazım/şiir ölçüsü" demektir.
İlk olarak Arap edebiyatında kullanılan arzu ölçüsü, daha sonra İran Edebiyatı'na gemiş, on birinci yüzyıldan itibaren de Türk şairlerince de uygulanmaya başlanmıştır.

Aruz ölçüsü daha çok Divan Edebiyatında kullanılır. Aruzla yazılan ilk Türk eseri Yusuf Has Hacib'in yazdığı Kutadgu Bilig'dir.

Aruz ölçüsünün temeli, hecelerin uzun ve kısa olmaları özelliğine dayanır. Ölçünün doğru bulunması için önce mısradaki hecelerin değerinin tespit edilmesi gerekir. Aruz vezninde heceler iki şekilde değerlendirilir.  "Açık / kısa heceler ( . ) ( v ) | Kapalı / uzun heceler ( - )" şeklinde.

Aruz vezninde hecelerin kısalığı ve uzunluğu esas olduğu için bazı Türkçe kelimeler kısa olduğu halde vezin gereği uzun okunur; buna imale denir. İmale kısa heceyi uzun yapar. Arapça ve Farsça kelimelerdeki bazı uzun seslerin vezin gereği kısa okunmasına da zihaf denir. Zihaf ise imalenin tersine uzun heceyi kısa yapmayı sağlar. Hece ölçüsünde böyle bir mesele yoktur. Türk edebiyatında imale çok sayıda bulunmakla beraber zihaf kusuru hoş karşılanmadığı için çok az yapılmıştır.