Sıkılmadan izlediğimiz, her izleyişimizde kahkahaya boğulduğumuz Hababm Sınıfı bu defa Kung-fu öğreniyor. Badi Ekrem sınıfa yeni katılan kız öğrencilere kibar davranıp bizim haylaz Hababam öğrencilerine ise sert tavrını sürdürmekte...

Rıfat Ilgaz Kimdir?

Rıfat Ilgaz, 1911’de Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu. Kastamonu Muallim Mektebini bitirdi. Bolu ve Gümüşova’da öğretmenlik yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsünde edebiyat eğitimi aldı. Adapazarı’na tayini çıkmasına rağmen vereme yakalanan sanatçı İstanbul’a tedavi görmek için gitti. İstanbul’da çeşitli okullarda Türkçe öğretmenliği yaptı. Bir taraftan da felsefe eğitimi aldı.

“Sınıf” adlı kitabından dolayı altı ay cezaevinde kaldı. Hastalığı nüks edince işinden, ikinci eşinden ayrılmak zorunda kaldı ve Heybeliada Sanatoryumunda yattı. Geçimini çeşitli dergi ve gazetelere yazdıklarıyla sağlamaya başladı. Devam adlı eseriyle sürgüne gönderilmesi gündeme geldi. Turhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş dergisinde İlhan Selçuk’un çizimleriyle 1966’da Hababam Sınıfı’nı dizi hikâye olarak çıkardı. Romanlaştırıldıktan sonra tiyatroya ve Ertem Eğilmez’in yönetmenliğindi beyaz perdeye aktarıldı. 1974’te Cide’ye yerleşti. 1981’de “Yıldız Karayel” romanını yazdığı için gözaltına alındı. Aldığı tehditler üzerine İstanbul’a oğlunun yanına gitti.

Rıfat Ilgaz, 1993 yılında İstanbul’da vefat etti.

Edebiyat Anlayışı...

Hababam Sınıfı’nın yazarıdır.
Yazın yaşamına Nazikter, Açıksöz dergileri; Güzel İnebolu, Güzel Tosya, Samsun gazetelerinde yazdıklarıyla başladı. Çınar ve Koca Çınar ismiyle I anılan sanatçı, Mehmet Rıfat mahlasını kullandı. Bursa cezaevinden Nâzım Hikmet’in gönderdiklerini de İbrahim Sabri mahlasıyla yayımladı. Sabahattin Ali ve Nâzım Hikmet’le mizahî bir üslûpla siyasî gidişatı eleştirdikleri Markopaşa adlı dergiyi çıkardı.
Şiirin haricinde roman, hikâye, anı, tiyatro ve çocuk şiirleri de yazdı.
İlk şiiri olan “Sevgilimin Mezarında”yı on beş yaşında kaleme aldı. 1940 yılına kadar hece ölçüsüyle kişisel duygularını işleyen romantik şiirler yazdı. Toplumsal gerçekçiler arasında yer aldı ve yoksulların yaşamını, siyasî görüşünü yalın bir dille eserlerine yansıttı.
“San Yazma, Yıldız Karayel, Karadeniz’in Kıyıcığında” romanlarında doğduğu toprakları işledi.
Mizah yazarlığı da yapan sanatçı, hayatının sonuna doğru çocuk edebiyatına yöneldi.